Kapak

Cine-Baykuş: En iyi 10 Hayatta Kalma (Survival) Filmi

Zombiler, kıyamet, dünyanın sonu, tek başınıza kalmak, virüs…gibi kelimeler oyunculara gayet tanıdık gelecektir. Zira son dönemde oyun yapımcılarının kullandığı en önemli argümanlar burada yer alan kelimeler ya da benzerlerini içeriyor. Bunun en güzel örneklerini ise son dönemde DayZ, Rust, Don’t Starve gibi oyunlar oluşturuyor diyebiliriz. Sinema ve oyun dünyasının çoğu zaman birbirleriyle paslaştığını düşünürsek bu yazımızı hem sinema severler hem de oyun severlerin beğeneceğini umuyorum. Yazımızı bir seferde değil de belirlediğim filmleri izledikçe güncelleyerek sizlerle paylaşacağım.

Not: Buradaki sıralama bir iyi-kötü sıralaması değildir, yer alan filmler ise tamamen kişisel beğenileri veya yorumları içermektedir. Sizlerin elbette farklı beğeni ya da tercihleriniz olabilir. Lütfen bunları göz önünde bulundurarak eleştiride bulununuz, saygılar efendim 🙂

 

1. Cast Away (Yeni Hayat)

Cast Away

2008 yılında DVD kiralama dükkanında çalışırken, işin çok da yoğun olmadığı saatlerde ne izlesem diye rafları karıştırırken bir film gözüme ilişti. (Düşünün 2000 yılında çıkan bir filmle buluşmam ancak 2008 yılını buldu, filmi bilip bana kızanları duyar gibiyim.) “Bir adada yalnız kalsanız ne yaparsınız?” sorusuna en başarılı cevaplardan biri olmayı başaran Cast Away’in bu kadar akılda kalmasını sağlayan en önemli unsur ise Tom Hanks’in oyunculuğuydu elbette.

Filmde FedEx’te zaman takıntılı bir Sistem Analizcisi olan Chuck Noland (Chuck Norris diyesim geldi) karakterini canlandıran Tom Hanks, yine rutin uçak seferlerinin birinde bir kaza geçirir ve bu kazadan tek hayatta kalan olarak bir adaya ulaşmasıyla maceramız başlar. Buradan kolay kolay kurtulamayacak olan karakterimiz kendiyle, doğayla ve düşünceleriyle mücadele ederken artık bu adadan kurtulamayacağına inanmıştır. Ancak kazadan sahile vuran kargo paketlerinden biri hayatını değiştirecek ve tekrar yaşama umudunu canlandıracaktır.

Yönetmenliğini Robert Zemeckis’in yaptığı, senaryosunu William Broyles Jr. ‘ın yazdığı ve elbette baş rollerini Tom Hanks, Helen Hunt ve Wilson’ın (filmde göreceksiniz) paylaştığı bu muhteşem yürek burkan ve aynı zamanda vazgeçmemeyi de bizlere aşılayan Cast Away (Yeni Hayat) filmi listemizin ilk sırasında kendine yer buluyor.

2. Into the Wild ( Özgürlük Yolu)

INTO THE WILD

 Into the Wild, Türkçe’ye Özgürlük Yolu olarak çevrilmiş ve 2007 yılında Amerika’da gösterime girmiş olan bir film. Yazıyı yazmadan birkaç saat önce izlediğim ve halen etkisi altında bu satırları yazmama neden olan bir film, hayat sorgulama sebebi bir yapıt, aslında bir hayat. Hayat çünkü gerçek bir hikayeden, bir kitaptan uyarlama. 1996 yılında Jon Krakauer tarafından Christopher Johnson McCandless’in yaşamını konu alan ve Sean Penn gibi bir isim tarafından yönetmenliği ve yapımcılı üstlenilen, aynı isimle de sinemaya uyarlanmış bir insanın yaşadıkları.

Christopher Johnson McCandless, varlıklı ancak problemli bir ailenin akıllı ve sportmen kişilikli çocuğuyken. Üniversiteyi bitirdikten sonra tüm bu hayatı bırakıp kendini yabana atmaya karar verir. Parasız, meteliksiz bir halde ülkeyi otostop çekerek, gittiği yerlerde büyük macareası ve gitmeyi hedeflediği Alaska için çalışarak hayatını devam ettirmeye çalışır. Gittiği yerlerde birçok insanla karşılaşır ve belki de ailesinden görmediği sıcaklığı, insanlığı bu insanlardan görecek bu insanların hayatında unutulmayacak güzel anılar bırakacaktır.

Filmi izlemeye başladığımda hiçbir beklentim olmadan, bu yazıma malzeme oluşturacağını bildiğim için izlediğim ancak dakikalar ilerledikçe beni içine alan bir film oldu. Hikayenin gerçek olması ise ayrı bir etkiledi beni. Yazımızın en başında belirttiğimiz hayatta kalma durumu, yalnızlık bazen bize zorla değil de kendi isteğimizle de yaşayabileceğimiz bir durum. Kalabalıklar, insanların iki yüzlülükleri, acımasızlıkları, toplum içinde kendimizi oturtmaya çalıştığımız konum bizi bazen bu hayattan kaçmaya zorlayabiliyor. Ben bile kaç defa alıp başımı buralardan gideceğim derken bulurken kendimde Alex Superstramp kadar cesaret bulamadığım ve artık bu düzenin bir şekilde parçası olduğum için dört duvar arasına ve insanların düşünceleri arasında sıkışmış halde bulabiliyorum. O nedenle filmi izlerken kendinizi de bu güzel adamın yerine koyuyorsunuz ve bir kez daha her şeyi ve herkesi düşünüyorsunuz.

Daha önce de bahsettiğim gibi gerçek bir hikayeden uyarlanan, Sean Penn’in yapımcılık ve yönetmenlik koltuğunda oturduğu, başrollerini Emile HirschMarcia Gay HardenWilliam HurtJena MaloneCatherine KeenerVince VaughnKristen StewartHal Holbrook gibi isimlerin paylaştığı Into the Wild’ı izlemenizi şiddetle tavsiye ediyorum ve filmde de yer alan bu güzel şarkıyla diğer filmimize geçiyoruz.

“Toplum, sen çılgın bir türsün, umarım bensiz yalnız değilsindir…”

3. The Way Back (Özgürlük Yolu)

THE WAY BACK

Türkiye’de sıkça karşılaştığımız bir sorunun kurbanı, çeviriden dolayı aynı Türkçe adlı filmlerden biri daha listemizde yerini alıyor.  Filmi izledikten sonra bu kısa tanıtıcı yazıyı yazmak için araştırma yaptığımda yine bir kitap, bir belgesel ve bundan etkilenip çekilen bir filmle karşılaştım.Sławomir Rawicz’in “The Long Walk” adlı kitabından yola çıkılarak yapılan filmde, 1941 yılında bir grup insanın SSCB kamplarından kaçıp, Gobi Çölü’nü ve Himalayaları aştıktan sonra Hindistan’a varmalarını konu ediyor.

6500 km’lik bir yolu yürürken ve tüm zorluklara rağmen hayatta kalmayı başararak; tek amaçları ölecek olsalar dahi bunu özgür birer insan olarak gerçekleştirmek olan bir grup insanın onurlu mücadelesi The Way Back. İşkence ile insanın karısını dahi kendisine karşı tanık yapan, işkenceyle oğlunu gözlerinin önünde öldüren, bir ressamın kalemine el uzatan, en doğal hak olan yaşama hakkına müdahale eden bir sistemin eleştirisi The Way Back. Tek dertleri hayatta kalmak olan birkaç adamın, yine tek derdi onurlu bir şekilde hayattını sürdürmek olan bir kadınla bu yolculuk sırasında yollarının kesişmesiyle farklı bir dostluk, arkadaşlık, insanlık dramına dönen bir film The Way Back. Film baştan sona bir hayatta kalma mücadelesi ancak bazı kısımları çok çabuk bir şekilde geçiliyor ve bu öğeler biraz da kısılıyor ancak genel yapıya olumsuz bir etkisi yok bunun.

Yönetmenliğini Peter Weir’in yaptığı ve baş rollerini Colin FarrellEd HarrisSaoirse Ronan ve Jim Sturgess gibi güzel insanların paylaştığı The Way Back, 2011 yılında Türkiye’de gösterime girdi ve listemizin 3. sırasında kendine yer buluyor.

4. The Road (Yol)

The Road

Kıyamet, son, aklını yitirmiş insanlar ve bu dünyada halen iyi olmaya çalışan bir baba ve oğul… 2009 yılında gösterime giren The Road’ın baş rolünde, bu adam varsa izlenir tadında bir adam, Yüzüklerin Efendisi’ndeki Kralın Varisi, gerçek kral, Arathorn’un oğlu Aragorn, yani Viggo Mortensen var. Yanında bu hüzünlü ve macera dolu yolda, içinde umut ışığının kalmasına tek sebep oğlu, Kodi Smit-McPhee (her ne kadar bana itici gelse de bu arkadaş) yer alıyor.

Yine bir roman, yine bir kitap uyarlaması karşımızda.  Cormac McCarthy’nin 2006’da Pulitzer Ödülü kazanan aynı isimdeki romanından uyarlanan, John Hillcoat tarafından yönetilen ve senaryosunu Joe Penhall’ın yazdığı “The Road”, post apokaliptik bir dünyada geçen bir yolculuk hikayesi. Sadece karınlarını doyurmak ve hayatta kalmaya çalışan bu iki baba ve oğul yolda artık yamyamlaşan insanlardan da korunmak zorunda ve Charlize Theron’un canlandırdığı anne karakterinin “Onu Güneye götür, hep sıcak tut.” sözünden yola çıkarak güneye doğru sürekli yol aldıkları duygusal ve kimi zaman da aksiyon dolu bir yolculuk hikasiyle karşı karşıyayız. Hayatta kalma hikayesi açısından güçlü ancak Bear Grylls havasından nispeten diğerlerine uzak bir örnek olsa da Viggo ağabeyimizin hatırına bile izlenecek başarılı bir yapım The Road. Tavsiye olunur efenim.

5. Rescue Dawn (Şafak Harekatı)

Rescue Dawn

Christian Bale, sen nasıl bir adamsın! Her oynadığı filmde girdiği role bu kadar yakışan bir adam daha var mıdır, vardır elbet ama Christian Bale bunların en üstteki isimlerinden biridir sanırım. Rescue Dawn, Türkçe adıyla Şafak Harekatı, 2006 yılında gösterime giren ve Amerikalı savaş pilotu Dieter Dengler’ın gerçek yaşam öyküsünü konu edinen bir film. Vietnam’da bir saldırı sırasında uçağı yere çakılan, daha sonra Vietnamlı yerliler tarafından ele geçirilen, kendisine birçok işkence yapılan ve hapis tutulan bir adamın hikayesi Şafak Harekatı.

Christian Bale tam manasıyla bu filmde ışıldamış. Filmi bir sinema salonunda izleseniz ilk yarısı biraz durgun diyebilirsiniz ancak bir bölümden sonra aksiyon başlıyor. Hapis tutulan Dieter’ın yanındaki mahkumlarla planını devreye sokması sonucu kamptan kaçmayı başaran ekip dışarıda dağılıyor ve sadece Dieter ve Duaine birlikte hareket ediyor. Daha sonrası ise can pazarı. Özellikle bir yılan sahnesi var ki diyecek hiçbir şey yok, görmeniz gerekiyor.

Rescue Dawn’ın baş rollerinde güzel insan Christian Bale, Steve Zahn ve Jeremy Davier yer alıyor. Yapımın yönetmenliğini ve senaryosunu ise Werner Herzog üstlenmiş. “Asıl hapishane ormandır.” diyorum ve sizleri bu güzel filmi izlemeye davet ediyorum.

6. The Edge (İhanet)

The Edge

1997 yılı yapımı The Edge size bir adamın kendinde bütün sıfatları bulundurabileceğini gösterecek. Anthony Hopkins’in zengin “Uçağı olan adam” Charles Morse karakterini canlandırdığı İhanet’te; Alec Baldwin ise fotoğrafçı, sanatçı Robert Green karakterine can veriyor. Bu iki adamın arasına ise güzeller güzeli Elle Macpherson istemeden de olsa giriyor. The Edge’in bir diğer baş rolü ise filmin oyuncu kadrosunu açtığınızda kendisine Harold Perrineau’dan daha fazla yer verilen Ayı Bart oluyor. Hollywood’un ünlü ayısı Bart filmde kahramanlarımıza oldukça zor anlar yaşatıyor.

Hikaye ise kısaca şöyle: Milyarder Charles Morse ve manken eşi Mickey Morse fotoğraf çekimleri için Alaska civarlarında bir motele gelirler. Fotoğrafçımız Robert Green ise hastalanan erkek mankenimiz yerine bir ayı avcısını bulmak için uçakla bir yolculuğa çıkmak istemektedir. Bir şekilde bu yolculuğa dahil olan Charles Morse ile birlikte yolculuk malesef bir kaza ile sonuçlanır ve Green’in yardımcısı Stephen’ın da yer aldığı üç adam vahşi doğada yalnız kalacaklar ve doğaya karşı mücadele vereceklerdir. Doğada Charles Morse’un kitap ve doğaya olan merakı onları hayatta tutacak olsa da daha sonra asıl tehlikenin ne Ayı Bart, ne vahşi doğa ne de açlık olduğu anlaşılacaktır.

Gerilim ve hayatta kalma öğelerini başarıyla birleştiren The Edge, Lee Tamahori yönetmenliğinde ve  David Mamet yazarlığında sizlerle buluşuyor. İnsan vahşi doğadan bile daha tehlikelidir bazen.

7. Apollo 13

Apollo 13

 

Her zaman yeryüzünde değil ya bazen de uzay da hayatta kalmaya çalışırsınız. Çünkü insanoğlunun en basit içgüdüsü olan “Hayatta Kalma” isteği her yerde kendini gösterir. Tom Hanks ağabeyimizi seviyoruz, onun o kıvırcık saçlarıyla, eskimeyen yüzüyle, ses tonuyla yer aldığı filmler bizlerinde dimağında unutulmaz tatlar bırakıyor.

1970 yılının “Başarısız başarılı” Ay görevini konu olan Apollo 13, 1995 yılı yapımı bir film. Gerçek bir olayı konu alan Apollo 13, başarısız bir Ay’a indirme görevinden sonra astronotların hayatta kalma mücadelesini anlatıyor. Jim Lovell’ı Tom Hanks, Fred Haise’i Bill Paxton, Jack Swigert’i Kevin Bacon, Ken Mattingly’i Gary Sinise ve Gene Kranz’ı ise Ed Harris canlandırıyor. Dünya üzerinde mühendislerin, uzayda ise astronotların gergin saatler geçirdiği film bir kurtarma öyküsü aslında. 13’ün uğursuzluğuna da sürekli dem vurulan filmde kahramanlarımız soğukla, açlıkla ve teknik birçok zorlukla mücadele ediyor. Neil Armstrong’un dediği gibi “That’s one small step for [a] man, one giant leap for mankind.”

8. All is Lost (Sona Doğru)

All is Lost

All is Lost  = Robert Redford diyebiliriz. Diyaloğun neredeyse hiç olmadığı filmde Robert ağabeyimizle bizler de hayatta kalmaya çalışıyoruz. 2013 yılında vizyona giren Sona Doğru, Hint Okyanusu’nda tek başına teknesiyle yolculuk eden kahramanımızın teknesine bir konteynırın çarpmasıyla gelişen bir hikayeyi ve ardındaki hayatta kalma mücadelesini konu alıyor. Beklentileri yüksek tutmadan izlemeniz gereken ancak sessizliğin içerisinde çok da güzel bir hikaye akışı gösteren bir film All is Lost.

Anlatacak çok fazla bir şey yok aslında bu filmle ilgili çünkü hikaye adına hiçbir şey bilmiyoruz. Elimizde olan tek şey Robert Redford ve onun mimikleri ile birlikte yaşına rağmen olan fiziksel tepkileri. Tam anlamıyla bir survival film All is Lost. Yönetmen ve yazarımız aynı kişi: J.C. Chandor. İzleyiniz efendim.

9. 127 Hours (127 Saat)

127 Saat

Yaşamak için neler yapabilirsiniz? Neleri yapmaya muktedirsiniz? Nelerden vazgeçebilirsiniz?

127 Saat, Aron Ralston’ın yaşamış olduğu 5 günlük hayatta kalma mücadelesini konu alıyor. Filmin tek bir baş rolü var, o da : James Franco. Yer yer bazı filmlerde bana itici gelen James Franco açıkçası bu filmde sahneyi tek başına bulmanın verdiği rahatlıkla ve de stresle bir kayanın altında sıkışan ve kimsenin sesini duymadığı bir insanın nasıl canlandırılabileceği dersini veriyor izleyicilerine.

2010 yılı yapımı bu dram, gerilim ve inanılmaz hayatta kalma hikayesi Slumdog Millionaire filminin başarılı yönetmeni Danny Boyle tarafından bizlere sunuluyor.  Maceraperest bir adamın kendi iç dünyasıyla 127 Saat boyunca yalnız kaldığını ve ailesine, sevdiklerine geri dönmek için neler yapabileceğini göreceksiniz bu filmde. Franco’nun canlandırdığı Aron Ralston’ın kısa bir klibini sizlerle paylaşıyorum:

10. Touching the Void

Touching the Void

Ölüme yaklaştıkça, ne kadar yaşadığınızı anlarsınız.

En iyi 10 hayatta kalma filmimizin son üyesi ise Touching the Void. Bir filmden ziyade bir belgesel, bir röportaj tadında ilerleyen filmimizde kahramanlarımız yaşadıkları olayları kendileri anlatırken geçmişle muhasebelerini tekrardan yapıyorlar, yer yer duygulanıyorlar, yer yer itiraflarda bulunuyorlar.

1985 yılında yaşanmış olan gerçek bir olaydan daha sonra kitaba da aktarılan ve en sonunda da film olarak karşımıza çıkan Boşluğa Dokunmak (Touching the Void)  Joe Simpson  ve Simon Yates’in Peru’daki Siula Grande’ye tırmanışları sırasında yaşadıklarını konu ediniyor. Tam anlamıyla akıllara durgunluk veren bu hayatta kalma hikayesini dinlerken, siz o durumda olsanız ne yapardınız sorusunu milyonlarca kez kafanızdan geçiriyorsunuz. 2003 yapımı olan bu belgesel tadındaki filmi kahramanlarının ağzından dinlemenizi şiddetle tavsiye ediyorum. Herkese keyifli seyirler…

Yazımız aşağıdaki filmlerle devam edecektir…

11. The Grey

12. Alive

13. Kapringen

14. Life of Pi

15. Children of Men